Gölgesizler

Bir Hasan Ali Toptaş eseri Gölgesizler. Ben geç tanıştım Hasan Ali Toptaş ile. Anlatımındaki akıcılığı da çok sevdim. Gölgesizler de bir köyde köyün en güzel kızının yok olması ile başlayan aynı zamanda da bir berberde yaşanan olayların bir yazarın gözünden anlatımı var.

Elindeki makasın ucunu bir an için havaya dikip onuruma içilecek bir kadeh gibi yavaşça kaldırarak, “Hoş geldin beyim,” dedi berber.

Eser yukarıdaki cümleyle başlıyor. Açıkçası bu cümle beni kitaba çekmeye yetmişti okurken. Roman boyunca kendimi muhtarın yerine koydum istemsiz bir şekilde. Hep kendimi sanki muhtarlığın kapısının önünde berber dükkanı, köy meydanı ve Cennetin oğluna bakar vaziyette gördüm. Kitabı okuyup bitirince acaba muhtarlıktan bu saydıklarım nasıl görünür düşüncesiyle bir şeyler karaladım.

Önce bir gün ansızın Cıngıl Nuri yok oluyor, Sonra köyün güzel kızı Güvercin. Muhtar’ın şüpheleri, uzun zamandır muhtarlık tecrübesi, sürekli yanında gezen Bekçi.

Bir köy hikayesi gibi dursa da bence Gölgesizler’de berber dükkanında yaşananlarla birlikte bir büyülü gerçeklik halini alıyor hikaye.

Bir solukta okunası bir roman.

 

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir