Person of Interest

person_of_interest-2

İlk olarak  Eylül 2011 yılında yayınlanmaya başlayan bir dizi Person of Interest. Temelde aksiyon, gizem, suç, drama, bilim kurgu gibi geniş bir yelpazede işlenen konuları var. Fakat senaryosunun temeli bence bilim kurgu etrafında şekillenmiş.  Şu güne kadar -Ağustos 2014- 3 sezon çekilmiş. Biraz daha ayrıntıya girerek bir künye oluşturalım ve 3 sezonun değerlendirmesini yapalım;

Dizi Adı: Person of Interest

IMDB Puanı: 8.4

Sezonlar:

Sezon 1: 23 Bölüm (Pilot Bölüm dahil)

Sezon 2: 22 Bölüm

Sezon 3: 23 Bölüm

Sezon 3: 22 Bölüm

Sezon 5: 13 Bölüm

Senaryo: Jonathan Nolan

Oyuncular ve İnceleme:

Temelde 2 baş karakterimiz var. Birisi süper zeki ve multi milyoner Harold Finch, diğeri de John Reese. Daha sonraları tabi ki bu ikilinin yanına köpekleri Bear da dahil olmak üzere pek çok ekip arkadaşı takıldı. Full cast için bknz

Dizinin konusu basitçe Harold Finch karakterinin kodladığı yapay zeka bir sistemin yardımıyla eski CIA ajanı John Reese ile beraber New York’ta suçu önlemeye çalışmaları etrafında şekillenir. Fakat bu sadece aysbergin görünen yüzü.

Yazının devamı diziyi izlemeyenler için önemli ayrıntılar içerir, izlemeden okursanız sonrası asidi kaçmış kola tadı verebilir.

Karakterleri tanıtarak başlayabiliriz eyyorlamamıza;

harold-finch

Harold Finch: Multi milyoner, zeki, bilgisayar dahisi ve bir o kadar da insancıl baş karakterimiz. Harold Finch bilinen adı aslında. Duruma göre bambaşka kimlikler ve isimler edinebiliyor. Harold Wren de kullandığı isimlerden birisi sadece. Görünürde sigortacılık yapıyor. Hikaye aslında 11 eylül 2001 saldırısıyla başlıyor. Hükümet ülkedeki bilgisayar mühendislerine ve başı çeken şirketlere terörist saldırıları önleyebilmesi amacı ile bir tür program yazdırıyor. Pek çok program yazılıyor fakat New York için olanı dostumuz güzel insan Harold Finch yazıyor. Fakat kendisinin oldukça fazla gizlenme dürtüsü olduğu için kodladığı makinayı sanki ortağı Nathan Ingram kodlamış gibi gösteriyor ve tüm işlerde kendisini geri plana atıyor. Makineyi da 1 dolar karşılığında Amerikan Hükümetine satıyor. İlerleyen bölümlerde anlıyoruz ki Harold’un kodladığı makinanın zekası sandığından da fazla. Öyle ki insanları, durumları ve olası tüm ihtimalleri hesaplayarak çıkarımlar yapabiliyor.  Hatta Grace Hendrick ile tanışmasını sağlayacak kadar karmaşık bir yapay zeka sistemine sahip. Grace’den bağımsız olarak makinenin yapabildikleri Harold’ı ciddi anlamda endişelendirir zira makineya yönetici erişimi sağlayan bir kişi sınırsız güze sahip olabilecektir. Harold bunun makinayı müdahalelere karşı koyacak şekilde kodlar ve  sınırlandırır bir nevi budar. Artık makine sadece terörist saldırılara dair çıkarımda bulunacak ve alakalı ve alakasız olarak iki gruba ayırdığı insanlara ait bilgileri gönderecektir. (Bilgilerden kasıt kişilerin kimlik numaralarıdır. Geriye kalan ayrıntıları hükümet çözecektir)Evet amaç olarak Harold sadece alakalı -terörist- eylemlere dair bilgiler vermesini  öngörmüştü fakat öyle olmuyor. Makine alakasız yani sivil kişilerin hayatlarında olan bir şekilde planlanmış cinayetlere dair numaralar da gönderiyordu. İşte bir noktadan sonra Harold Finch’in rolü burada başlıyor zira makine alakalı numaraları gönderdiği günün akşamında tüm alakasız numaraları siliyor. Çeşitli olaylar neticesinde (Hangi olaylar sonucunda kısmını izlersiniz artık) Harold bu alakasız numaralara ulaşıyor. Daha doğrusu makine gönderiyor, çünkü Harold kendisi de dahil makineye erişim yetkisini kaldırmıştır kodlarken. Ama yapay zeka işte ulaşıyor bir şekilde bıdı bıdı..(Bıdı bıdı kısmının da bir hikayesi var aslında izleyin diye yazmadım)..Neyse macera da burada başlıyor bizim Harold tek başına bu alakasız numaraları kurtarma veya kişileri bu numaradan kurtarma girişimleri başlıyor. (makine numara gönderiyor fakat gönderdiği numaranın kurban mı fail mi olduğunu söylemiyor/söyleyemiyor)

person-of-interest-1

John Reese: Eski CIA ajanı. Daha öncesinde asker. Karizma bir abimiz, NYPD (New York Polis Departmanı) kendisini takım elbiseli adam olarak biliyor. Olaylara hızlı müdahale kabiliyeti, her çeşit silahı kullanabilmesi stratejik düşünebilmesi ve zamanla gelişen vicdan duygusu şu güne kadar hayatta kalmasını sağladı. Diziye girişi Harold’un kendisini nezaretten çıkarmasıyla başlıyor. Yukarıda bahsettiğimiz gibi Harold bu alakasız numaraları  kurtabilmek amacıyla yardımcılar tutuyor kendisine ve sonradan anlıyoruz ki Mr.Reese ilk yardımcı değil. Fakat zekası ve bahsettiğimiz özellikleri Harold ile çok iyi bir dostluk kurmasını sağlıyor.

Dedektif Joss Carter: Çürümüş kokuşmuş Mamak çöplüğüne dönmüş NYPD’nin temiz kalmış dedektiflerinden. Zamanla takım elbiseli adamı kovalayan ve onu yakalamaya inat etmiş bir polise dönüşmüşken kısmen de olsa olayların iç yüzünü öğrendikten sonra Mr.Reese ve Finch’in sokaktaki yüzü olmaya başlayan bir karakter. İlerleyen bölümlerde HR denilen polis içinde ve belediyede yuvalanmış bir çeteyi çökertmeye çalışacaktır.

Samantha Groves/ Root: Enteresan karakterlerden birisi. Oldukça iyi -en az Harold kadar- bir bilgisayar korsanı. Bir şekilde makineyi öğreniyor ki hükümet için makinenin öğrenilmesi demek ölüm fermanına imza atman demektir, amacı makineyi özgürlüğüne kavuşturmak özgürlükten kasıt ise Harold’un makineye yaptığı o kısıtlamaları ortadan kaldırmak. Artık makinaya olan aşkı mı diyelim makinenin ona olan minnettarlığı mı diyelim makinenin arayüzü olmayı başarıyor. Makine konuşamıyor evet ama işte Root onun eksikliklerini kapatan bir arayüz oluyor. Başlarda kötü bir karakterken zamanla ekibe dahil oluyor gibi. Olmuyor gibi de. Bilemedim şimdi. Ama güzel kız hakkını yemeyelim.

Dedektif Lionel Fusco: Ekibin maskotu. İlk bölümlerin kötü polisi. Pisliğe bulanmış bir haldeyken bir şekilde Reese ile tanışıyor, aslında onu öldürmeye götürüyorken tanışırlar. Reese kurtulup Fusco’yu da -ki Carter’ın ekibe katılmasından daha önceye tekabül ediyor bu- çeşitli kişilerin araştırılmasında yardım edilmesinde kullanıyor. Başlarda çıkar ilişkisi gibi görünürken zamanla Fusco olayın özünü kavrayarak iyi bir polis olmaya çalışıyor. Kendi iç çatışmasını yaşayan ve geçmişi hep bi yerlerde yakasına yapışan birisi. Komik adam vesselam.

Sameen Shaw: Eski doktor, yeni katil, son insan bükücü. Hükümetin makineden aldığı alakalı (terörist) numaraları temizlemekle görevli kişi. İki kişiler aslında ama ekip arkadaşı bir şekilde makineye dair bazı bilgi kırıntılarına ulaştığı için ölüm emirleri çıkıyor. Tam da bu noktada numaraları Finch’e geldiği için yolları kesişiyor. Kendisi en az Reese kadar eğitimlidir. Fakat kriz ortamlarında biraz daha faklı davranır. Bir banka sahnesinde Shaw’ın çatışarak çıkma teklifine Reese olsaydı çok ince bir cerrahi operasyon yaparak çıkardık gibisinden bir gönderme yaparak aralarındaki farkı söylemiştir.(Evet sözü tam hatırlayamadım uydurmuş olabilirim bir kısmını). İyidir hoştur güzel bir kadındır lakin duygusuzdur.

Carl Elias: Yeni nesil mafya babası. Zeki ve acımasız. Farklı bir ahlak ve yönetim anlayışı var. Amacı New York’un tamamını yöneten suç şebekesini ele geçirmek. Zira kendisi sivrilmeye başlarken halihazırda HR ve Ruslar çoktan köşe başlarını tutmuştur. Fakat Elias’ın zekası ve yöntemleri kısa sürede büyümesini sağlar. Reese ile enteresan bir ilişkileri vardır. Düşmandırlar fakat Reese’in Elias’ın hayatını kurtarması çok yerde Reese’in işine yarar. Kısacası bazı bölümlerde hiç görünmese de karakteri itibariyle dizide kendisine sağlam bir yer edinmiştir.

person of interest-4
makinenin çalışma anından bir görüntü

Kısaca Decima ve Vigilance’dan bahsedecek olursak;

Decima  Teknolojileri bir şirket esasında ama amacı makineyi ele geçirmek ve kendi amaçları etrafından kullanmak vs.Fakat sonradan ortaya çıkan bir durum Decimanın amacını tamamen değiştiriyor. O da Bir başka makinenin daha var olduğu ve Stand-By modunda beklediği. Üstelik makineye Finch’in yaptığı gibi sınırlandırmalar getirilmediği için oldukça keskin ve inanılmaz boyutlarda bir güce sahip olmasından dolayı Decima’nın ilgisini çekmesi uzun sürmüyor.

Gelelim Vigilance’a. Anlamı uyanıklık, ihtiyatlı olma gibi. Yani bir nevi uyanış. Örgütün amacı da temelde bu. Bir şekilde (sonradan ortaya çkacak tabi ne şekilde olduğu) insanların takip edildiği, izlendiği, hayatlarının kontrol edildiği gibi argümanlardan yola çıkarak tamamen özgür olmalarını amaçlayan ve bulduklarını tüm amerikaya yaymayı düşünen bir oluşum. Liderleri Peter Collier.  Amaç edindikleri fikir aslında teoride güzel ve olması gereken de bu ama yöntemleri şiddet içerince tabi işler çığırından çıkıyor ama ah Collier ah diyorum başka da bir şey demiyorum.

Gelelim müziklere. Pek çok bölümün gelişme ve sonuç bölümlerinde enfes müzikler vardı. Bu müziklerin tüm listesine buradan ulaşılabilir. Benim favori müziğim ise Handsome Boy Modeling School‘dan geliyor efenim The Truth.

3 sezonun ve dizinin genel akışı, oyuncuları olay örgüsü  bu şekilde. Her türlü düzeltmeye açık olmakla birlikte yeni sezonlar geldiğinde eklemeler yapılabilir.Şimdilik bitti.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir