Ruhi Mücerret | Murat Menteş

Murat Menteş’in Dublörün Dilemması ve Korkma Ben Varım kitaplarının ardından çıkan 3. kitabı. Kitap yine Murat Menteş’in alameti farikaları ile dolu. Civan Kazanova, Ruhi Mücerret, Avni Vav, Masum Cici gibi absürt isimler ve bu hikayede biraz daha fantastik-doğa üstü olaylar..

Kitap Coca-Cola treninin Pepsi gemisine çarpmasıyla başlıyor. Temelde 2 bölümden oluşuyor roman, birinci bölüm Ruhi Mücerret’in ağzından(veya gözünden) yaşanan olaylar ve ikinci bölüm Civan Kazanova’nın gözünden olaylar..

ruhi-mücerret-2

Ruhi Mücerret , yaşını başını almış -100 yaşında- artık ölmeyi bekleyen aslında ölümle ilgili biraz takıntıları olan bir Kurtuluş Savaş’ı gazisi. Kalan son gazi. Yılın belli günlerinde daha doğrusu şehirlerin kurtuluş günlerinde, yapılan organizyonlara katılıyor ve geriye kalan zamanını ev-cami doğrultusunda geçiren birisi. İşin gerçeği Civan Kazanova’nın gözünden olaylar anlatılmaya başlayana kadar çok fazla bir aksiyon beklememek lazım. Hatta bu bölümler sıkıcı bile sayılabilir. Arada Ruhi Mücerret’ten bir iki aforizma düşerse altını çiziyoruz o kadar. Tabi muallakta kalan bazı karanlık noktalar oluyor ki hikayenin temeli de buna dayanıyor, ilerde çözülür umuduyla geçiyoruz.

İkinci bölüm Civan Kazanova‘nın sevgilisi Serpil Silahlıperi’yi depremde kaybedince öğretmenliği yarıda bırakarak sokak dövüşlerinde ölümü arayan birine dönüşmesini ve sonrasında gelişen enteresan olayları ve tabi ki Ruhi Mücerret ile olan bağını anlatıyor.

Aslında hikaye de Murat Menteş’in ters köşesi var. Bana kalırsa başrol Ruhi Mücerret değil. Asıl başrol kesinlikle Civan Kazanova’ya ait.

Hikayenin kilit oyuncusu ise hiç şüphesiz Masum Cici. Gelgelim hikayenin sonu beni tatmin etmedi, havada bırakılmış veya fazla fantastik hissettim.

Velhasılı kelam, yukarıda da bahsettiğimiz gibi klasik bir Murat Menteş romanıydı. İşin doğrusu başucu olabilecek romanlardan birisi mi? değil. Tekrar tekrar okunacak bir kitap mı? Değil. Ama eğlenceli bir kitap. Murat Menteş’in -ki okuyanlar bilir- farklı bir kalemi ve tarzı vardır. Bu yüzden zaman kaybı olarak düşünülmemeli. Kitabı okuyunca aklımızda ne kalır derseniz kitaba bolca serpiştirilmiş karakterlerin aforizmaları denilebilir. Ayırca Ruhi Mücerret’in dinlediği müzikler, mezar taşına yazdıracağı sözler ve Civan Kazanova’nın icatları okumaya ve dinlemeye değer.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir