Tuz Gölü – Ihlara Vadisi – Kapadokya

Merhabalar. Bu yazının konusu aslında gezdiğim yerleri ballandıra ballandıra ve ayrıntılı olarak anlatmaktı. Fakat baştan sona uzun uzun cümleler kurup kendimi bir anda Gülhan Şen’in erkek versiyonu bir nevi Saim Orhan ve hatta ünlü gezgin Ayhan Sicimoğlu gibi hissetmeye başladığımı farkettim. (Şaka tabi!) Baktım ki ben bu gezi yazısı yazma işlerini beceremiyorum en azından gezdiğim yerleri kendi bakış açımla anlatayım istedim ve yazdıklarımın hepsini silip doğaçlama bir şeyler yazmaya karar verdim.

İşte bu yazının konusu da yakın bir tarihte yaptığım Tuz Gölü – Ihlara Vadisi – Kapadokya güzergahında gördüklerimi anlatmak olacak. Bir kaç günlük bir gezi olmasına rağmen zamana yayılması avantaj oldu ve çok da yorucu olmadı. Yol boyunca bir kaç defa çekirdek, üzüm vs satıcılarına rastlıyorsunuz. Ana yolun kenarın ufak cepler yapmışlar ve oradan satış yapıyorlar.

Sabah erken saatlerde Tuz Gölüne vardık. Hava biraz soğuktu ama çok kalabalık olmadığından Tuz Gölü’nü rahat gezdik. Gölün kıyıya yakın olan yerleri -mevsim dolayısıyla sanırım- beyazdan daha çok uçuk kahverengiye dönmüş. Özellikle dinlenme tesisine yakın olan kıyıda ise göl üzerinde yürümek fotoğraf çekmek mümkün. Tuz gölü üzerinde yürümek enteresan bir duygu. Kışın yağan kar insanların üzerine basmasıyla çamur gibi bir kıvama gelir ya bizim gezdiğimiz yerlerde benzer görüntüdeydi.

Göl ile dinlenme tesisi arasında hemen hediyelik eşya satan dükkanlardan açılmış. Tuzdan kayalar, değişik taşlar, tuzdan yapılmış gece lambalararı falan satıyorlar. Ayrıca tesiste çay içmek, yemek yemek için yerler tuvalet ve lavabolar var. Hemen yanda inşaatı devam eden bir yer daha vardı muhtemelen daha modern bir tesis ve otel yapıyor olabilirler.

Ihlara Vadisine vardığımızda neredeyse öğlen olmuştu. Amaç aslında vadiyi şöyle(!) bir turlayıp çıkmaktı ama toplamda 11.5 km’lik bir vadi olduğunu öğrendiğimizde en azından biraz yürüyelim deyip yaklaşık 4 km yürüdük. Ihlara vadisi harika bir doğa yürüyüşü parkuru aslında.

Sabah erken saatte gelip belli mesafelerde mola verip insanın oksijen depolayıp doğayla iç içe olabileceği enfes bir yer. Vadinin ortasından geçen Melendiz çayı hem harika bir manzara katıyor hem de etrafı yeşillendiriyor.

Sağlı sollu büyük ve yaşlı ağaçlar, kayalar ve yeşil bir doku var.

Vadi’nin sağ ve solundaki dik kayalarda onlarca belki yüzlerce irili ufaklı mağara var. Bunlardan bazılarına kiliseler yapılmış. Belediye de bu kiliselere merdiven ile yollar yaparak ziyaret edilmesini sağlamış güzel de olmuş. Tek sorun bazı kiliselere yaklaşık 150 basamaklı bir merdivenden sonra ulaşılabilmesi.

Üstüne üstlük başlarda “nolacak canım çıkarız heralde” dedikten sonra yolun yarısında “ulan bilsem çıkmazdım” kıvamına geliyorsunuz. Benim tavsiyem kiliselerin hepsine çıkmayın. Ya bir kaç tane rastgele tercih yapıp çıkın ya da çok yakında görünenlere çıkın. Daha yolunuz uzun unutmayın.

Biz Belisırma kapısından girmiştik güzergah gereği. Aslında asıl giriş ve merdivenler diğer girişindeymiş. Allah’tan aralarda dinlenmek için ufak çaplı yerler var. Çay, kahve içmek, gözleme yemek için çeşitli taraçalı yerler yapılmış. Çoğu yerde oturmak için kayadan başka yer yok hatta yollar da bazen çok dar ve zorlu ama bu dinlenme yerlerinde banklar mevcut. Ayrıca belli noktalarda nerede olduğunuzu, kilise yerlerini ve mesafeleri gösteren büyük haritalar mevcut. Biz çok gezemedik aslında. Yani yaklaşık 4 saat ayırmamıza rağmen ortasına dahi gelemeden geri döndük.

Geldiğimiz yoldan geri dönüp kapadokya istikametine devam ettik. Nevşehir’i, Uçhisar’ı, Ortahisar’ı ve balonları bilmeyen azdır. Bu kısımları aslında anlatmaya bence lüzum yok zira özellikle kapadokya tek başına 3 günlük bir macera. Ben sadece çektiğim bir kaç fotoğrafı koyacağım. Bizim ağırlık noktamız Uçhisar ve Göreme oldu Nevşehir kısmında. Ama tamamı en az bir defa kesinlikle gezilmeli. Konaklamak için de butik taş otellerden birinde kalınmalı. Kışın ayrı yazın ayrı güzel olan bir yer. Çektiğim fotoğraflardan bazılarını koyup yazının da sonunu getiriyorum.

NOT: Fotoğraflar kesinlikle ticari amaçlarla kullanılmak üzere kopyalanamaz fark ettiğim anda yasal yollara başvuracağımı bilmenizi isterim.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir